TÜROFED: Turist sayısı artıyor, turizm gelirimiz artmıyor


> TÜROFED Başkanı Osman Ayık, 2017 yılının ilk 6 aylık dönemini değerlendirdi.
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %5,55 artış göstererek 8.762.509 olmuştur. Gene aynı dönem ülkemize en çok ziyaretçi gönderen ilk beş ülke sırasıyla; Rusya Federasyonu, Gürcistan, Almanya, İran ve Bulgaristan’dır. İlk beş ayda Avrupa’dan gelen ziyaretçi sayısında geçen yıla göre %17,10’luk azalış olmuştur. Rusya Federasyonu’ndan gelen ziyaretçi sayısında ise %571,86 oranında artış mevcuttur.
Önemli turizm merkezlerimizi ele aldığımızda İstanbul’da 2016 yılının Şubat ayında başlayan düşüş devam etmektedir. 2015 yılı ile 2016 yılı Ocak-Aralık rakamları karşılaştırıldığında 2016 yılında yaklaşık %19 oranında azalma meydana gelmiş ve bu senenin ilk altı aylık rakamları incelendiğinde geçen seneye göre % 5 oranında düşüşün devam ettiği görülmektedir. Bu yılı, 2015 yılı rakamları ile karşılaştırdığımızda bu düşüş %23’ü bulmuştur. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Cezayir, Ürdün, Lübnan, Suriye, Tunus, Mısır, Fas, Libya, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Filistin, Umman ve Sudan’ın oluşturduğu Arap ülkelerinden gelen ziyaretçiler SAYISI geçen seneye göre %47 artmıştır. Ayrıca gelen yabancı ziyaretçiler içerisindeki payı %57 oranında artarak %23’e yükselmiştir. İstanbul’u ziyaret eden müşteri profilinin farklılığı toparlanmanın zaman alacağına işaret etmektedir.
Antalya’nın ilk 6 aylık rakamları incelendiğinde geçen yıla göre %55 oranında artış yaşanmıştır. Yaz sezonunun başlamasıyla Rusya, Ukrayna ve Belarus’tan gelen yabancı ziyaretçi sayısındaki yüksek artış bu rakamın oluşmasına neden olmuştur. Yalnız bu yılın rakamlarının 2015 yılının rakamlarının %17,6 oranında gerisinde olduğu unutulmamalıdır. Birinci kaynak pazarımız olan Almanya’dan gelen ziyaretçi sayısındaki ilk 6 aylık kümülatif rakamda geçen seneye göre düşüş yaşanmasına rağmen geçen yıl Haziran ayında gerçekleşen rakamı bu yıl yakalamış olması ilerleyen dönemler için umut vericidir.
Muğla ilimizin ilk 6 ayı değerlendirildiğinde hem yerli hem de yabancı turist sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu yıl, 2016 yılına göre %13 artış yaşanmasına rağmen 2015 yılının rakamlarının %32 oranında gerisindedir. Bölgenin en önemli kaynak pazarı olan İngiltere’deki düşüş devam etmektedir. Bunun yanında Rusya Federasyonu, Beyaz Rusya, Ukrayna ve İsrail’den gelen ziyaretçi sayısında yüksek artışlar yaşanmıştır ama bu artışlar 2015 yılı rakamlarının yakalanmasına yeterli olmamıştır.
İzmir’de altı aylık veriler 2016 seviyesinin yakalandığını göstermektedir. İzmir’e 2017’nin altı aylık döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 1,1 artarak 249 binden 252 bine çıkmıştır. İzmir, kriz öncesi dönemde 2015 yılı ilk altı ayında 425 bin ziyaretçi ağırlamıştı.
TÜİK’in açıkladığı ilk çeyrek raporunda; turizm gelirimiz 3,4 Milyar ABD Doları olarak gerçekleşerek geçen yıla göre %17 oranında düşüş göstermiştir. 2017 yılının ilk üç ayındaki turizm gelirimiz ise 2015 yılının %31 oranında gerisinde kalmıştır. Bilindiği gibi turizm; sektör olarak yegane yerinde ihracat yaptığımız sektördür. Bu anlamda hizmet ihracatında dışarıdan en çok döviz kazandıran ekonomik faaliyet alanıdır. Turizm gelirindeki düşüşe rağmen ilk çeyrekte oluşan dış ticaret açığını karşılama oranı yaklaşık %27 olarak gerçekleşmiştir. Bu dış ticaret açığını karşılama oranının yılın geri kalan döneminde yükseleceğini inanıyoruz.
Turizm sektörünün karşı karşıya olduğu birçok sorun mevcuttur. Bu sorunları çeşitli mecralarda dile getirdik: Gelirlerdeki düşüş, maliyetlerin artması, belediyelerin ve Maliye Bakanlığı’nın talep ettiği vergiler, turizm sektörü için açıklanan desteklerin yetersiz ve işlevsiz olması, kredi desteği, tanıtım alanında daha etkin olunması, imaj, güvenlik algısı, günübirlik evler ve anlık kimlik bildirim uygulamasındaki belirsizlikler, kalifiye personel sıkıntısı vs. Bunların yanı sıra, Türkiye geneli açısından baktığımızda İstanbul, Ege ve Akdeniz kıyı bölgelerindeki yatak arzındaki artış ve arz-talep dengesindeki bozulma en büyük sorunların başındadır. Ayrıca online pazarlamanın payı artarak tüm dünyada büyümektedir. Bu nedenle, Türk vatandaşlarının Booking.com aracılığıyla Türkiye’de bulunan otellere ulaşamaması iç pazarı olumsuz olarak etkilemekte, bundan en büyük zararı da küçük ve orta boy işletmeler ile münferit pazarlama yapan tesisler görmektedir. 2017’nin ikinci yarısında Rus pazarı, eski Doğu Blok ülkeleri ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen talepteki artış ile başta Almanya olmak üzere Avrupa ve Orta Avrupa pazarında ise son dakika satışlarının artarak devam etmesini bekliyoruz. Sonuç olarak, sayısal anlamda 2016’dan daha iyi bir sezon geçireceğiz. Ancak toplamda 2015 rakamlarına ulaşılabilmesi açısından Avrupa pazarındaki genel seyrin belirleyici olacağına inanıyoruz. Ege bölgesini ele aldığımızda yurtdışından direkt uçuşların bulunması; İzmir, Bodrum ve Dalaman bölgelerine yabancı ziyaretçilerin taleplerini arttıracaktır. Özellikle Denizli ve Kapadokya gibi önemli ören yerlerinin bulunduğu bölgelerimizde iç pazarı hareketlendirmek adına ören yerleri giriş ücretlerinin makul seviyelere çekilmesi ve belirli günlerde ücretsiz giriş sağlanması yönünde talepler almaktayız. Kapadokya’dan bahsetmişken fotografik uygunluğu ve Ortodoksların en önemli merkezlerinden biri olması sebebiyle Rus ziyaretçiler açısından Kapadokya’nın popülaritesi artmış durumdadır ve bu bizi sevindirmektir. Yalnız Kapadokya Havalimanı’nın tadilatının halen bitmemesi ve ne zaman biteceğinin belirsiz olması bölgeye ulaşımı zorlaştırmaktadır. Körfez ülkelerinin birbirleriyle yaşadığı sıkıntı, turizm açısından Karadeniz bölgemizi de etkilemektedir. Kayda değer bir iptal gerçekleşmemiştir yalnız krizin derinleşmesi halinde iptal endişesi yaşanmaktadır. Gaziantep mutfağı ile UNESCO’nun yaratıcı şehirler ağına dahil olmuştur. Bu, tanıtım ve pazarlama açısından çok büyük bir değerdir. Gaziantep mutfağının kazandığı bu başarının, Ege, Hatay ve Adana mutfağı için de ilham kaynağı olması gerekmektedir. Ayrıca UNESCO tarafından Aydın’da bulunan Afrodisias Antik Kenti’nin Dünya Mirası Listesine alınması sevindirici bir haberdir. Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’nin ve diğer bekleme listesinde yer alan değerlerimizin de bu kapsama dahil edileceğine inanıyoruz.
Güneydoğu Anadolu bölgemiz gastronominin yanı sıra kültür turizmi konusunda da çok önemli bir konumdadır. Yalnız bölgenin en önemli sorunlarından biri güvenlik sorunudur. Bölgedeki turizmcilerimiz son 3 senedir bölgeye yapılan turlar veya ticari turizmin kötüye gittiğinin altını çizmektedir.
Yılın başındaki beklentimiz gibi 2017 yılı, 2016 yılına göre ülkemizin tüm bölgeleri için rakamsal anlamda daha iyi bir yıl olacaktır. Bu yıl, en hızlı toparlanmayı kıyı bölgelerinde yaşıyoruz. Özellikle Rusya Federasyonu’ndan gelen yoğun talep bu artışta en büyük faktördür. Avrupa pazarında son dakika satışları da ayrıca belirleyici olacaktır. Bu kapsamda, kapasite kullanımının azami düzeye ulaşması amacıyla sektörümüz kaliteden ödün vermeden fedakarlık yaparak gerektiğinde fiyat taviziyle bu rakamların oluşmasına en büyük katkıyı sağlamıştır.
Türkiye’nin en büyük avantajı; rekabet ettiğimiz ülkelere kıyasla iyi bir fiyat/hizmet performansının varlığı, bütün olumsuz şartlara rağmen hizmet kalitesinden ödün vermememiz, yarışılmaz misafirperverliğimiz ve büyük tur operatörleriyle uzun yıllara dayalı olan ilişkilerimizdir. Bu sahip olduğumuz avantajlar ülke turizmimizin toparlanma sürecinde önemli rol oynayacaktır.