Ah Güzel İstanbul..!

15 Aralık 2022 / Dünya Gazetesi

“Ah Güzel İstanbul… İstanbul’u en güzel anlatan filmlerden biriydi. Herkes hayallerini gerçekleştirmek için O’nun kucağına atılır, artık nasip olan neyse; ya kaybeder, ya kazanırdı. Yıl taa 1966’ydı… Türkiye’nin çoğunluğunun ‘kır nüfusu’ olduğu yıllar. İstanbul’a hayallerini gerçekleştirmek için koşanlar ve yaşanan Doğu-Batı çatışması. Sadri Alışık ve Ayla Algan’ın başrollerde olduğu bu filmin sonu ‘iyi’ bitse de bugün İstanbullu’nun içinde olduğu koşullar suların başka köprülere doğru aktığını gösteriyor.

* * *

Sözü uzatmayalım. 2021 yılı itibariyle il bazında gayri safi yurt içi hasıla hesaplarına baktığımız zaman kişi başına düşen gelirde İstanbul’un tahtını Kocaeli’ye devrettiğini görüyoruz.

Kişi başına GSYH’de 2021 yılında, Kocaeli 153 bin 479 TL ile ilk sırada yer almış, Kocaeli’ni, 140 bin 698 TL ile İstanbul ve 132 bin 803 TL ile Tekirdağ izlemiş

İsterseniz hem biraz daha eskilere hem de dolar bazında bakalım. İstanbul’da dolar bazında kişi başı gelir 2018’de 16 bin 317 dolar iken, gelir 2019’da 15 bin 272 dolara, 2020›de 13 bin 914 dolara gerilemiş. 2021’de kişi başı gelir 15 bin 666 dolara çıkmasına rağmen bu yükseliş tahtın Kocaeli’ye kaptırılmasını önleyememiş.

Bu arada daha da eski hesaplara göre İstanbul’un dolar bazında kişi başı milli gelirinin 2004’te 10 bin 222 dolar olduğunu, bunun aralıksız yükselerek 2013’te 20 bin 883 dolara çıktığını, sonra 2020 dahil aralıksız düştüğünü görüyoruz.

***

Aslında Kocaeli’de de benzer gelişmeler görüyoruz. Kişi başı milli gelir 2004’te 9 bin 867 dolar iken 2013’de 20 bin 565 dolara kadar çıkmış, 2018’e kadar düşerek 16 bin 627 dolara kadar gerilemiş, 2019’da 14 bin 283 dolara, 2020’de 13 bin 725 dolara kadar geriledikten sonra 2021’de 17 bin 089 dolara kadar yükselik kişi başı milli gelirde ilk sırayı almış.

Bu kapsamda başka bir saptama da Türkiye’nin kişi başı milli gelirde en zengin illerinde bile 2013 yılında yaşanan büyük kırılmanın ardından kişi başı milli gelirde bir düşüş gördüğümüzü söylemek mümkün.

***

Diyeceksiniz ki nedir bu İstanbul’un başına gelenler?

O yüzden bir de nüfusa bakalım isterseniz. İstanbul’un nüfusu 2018’de 15 milyon 67 bin kişi iken 2021’de 15 milyon 840 bin kişiye çıkmış. Yani İstanbul’un yarattığı parasal değerlere 783 bin yeni kişi ortak olmuş. Kocaeli’nin nüfusunda ise ancak 127 bin kişilik artış olmuş. Kocaeli’nin yarattığı değerlere ortak olanların sayısı daha sınırlı kalmış.

***

İstanbul’da kişi başı milli gelirin düşmesinin sonuçları ne olabilir. Bunu TEPAV Ekonomiyi İzleme Merkezi Direktörü Gülbin Şahinbeyoğlu’nun bir araştırmasına bakarak anlayabiliriz. Hem daha az para alacak, hem sert yükselen bir enflasyonu yaşayacaksa sonuç ne olacak?

Gelir gruplarına göre değişen harcama tercihlerinin “hissedilen” enflasyon üzerindeki etkilerini, İstanbul ili için analiz edilen ve TÜİK tarafından Türkiye genelini temsilen hesaplanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) değişimleri ile karşılaştırılan bu araştırmaya göre;

“Ekim 2022 itibarıyla İstanbul ilinde ikamet eden dar gelirli hanehalkının geçim maliyetindeki yıllık artış resmi enflasyon oranının yüzde 23 üzerinde. Bu ek maliyet, sadece gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilen grup için yüzde 28’e, sadece gıda harcamaları yapanlar için ise yüzde 36’ya ulaşıyor.”

Araştırma’dan bir kaç sonuç verelim ve Ah Güzel İstanbul faslını kapatalım:

  • İTO-ÜGE yıllık artışı Türkiye geneli tüketici enflasyonunun 20 puan üzerindedir; fark Ekim itibarıyla tarihi yüksek seviyededir. 2022 yılında İstanbul’da tüm harcama gruplarında fiyat artışları Türkiye genelinden daha yüksek seyretmektedir.
  • İstanbul’da son 20 yıla yakın süreçte hanehalkının tüketiminde gıda ve konut giderleri düşerken, giyim, ev eşyası ya da kültür-eğlence gibi isteğe bağlı harcamaların payı artmıştır. Ancak, söz konusu değişimlerin dar gelirli grupta sınırlı olması tüketim esnekliğinin de düşük olduğunu göstermektedir
  • İstanbul’da dar gelirli hanelerin tüketimlerinin yaklaşık yüzde 70’i gıda, kira, elektrik, gaz ve ısınma giderlerinden oluşurken, yüksek gelirli kesimde bu oran yüzde 40’ın altına düşmektedir.
  • Sonuçlar, İstanbul’da ikamet eden dar gelirli hanehalkının geçim maliyetindeki artışınTürkiye genelinin çok üstünde olduğunu göstermektedir. İstanbul için türetilen endekslerin ima ettiği enflasyon oranları değerlendirildiğinde, 2022 yılının ilk 10 ayı boyunca tüm endekslerin TÜFE manşet enflasyonunun üzerinde seyrettiği; farkın, temel ihtiyaç gruplarını içeren çekirdek enflasyonlarda daha fazla olmak üzere, Mart ayından sonra açıldığı ve tarihi yüksek seviyelere ulaştığı görülmektedir.

Şöyle ki; dar gelirli hanehalkının harcama ağırlıklarını esas alan enflasyon göstergesi, TÜFE ile ölçülen Türkiye geneli tüketici enflasyon oranının yüzde 23 üstündedir. Söz konusu fark, zorunlu harcamaları içeren dar kapsamlı çekirdek göstergede yüzde 28’e, sadece gıda harcamalarını içeren çekirdek göstergede ise yüzde 36’ya ulaşmaktadır.

Sonuç: İstanbul bir süredir pastadan giderek daha az pay alırken, bir yandan da özellikle dar gelirliler yükselen enflasyon nedeniyle İstanbul’da daha bir fazla ‘yanıyor’.